Mustafa Aygün'den

Mustafa Aygün'den

Sorunlu, çok sorunlu, ama halkının çoğunluğunun bunu kavrayamadığı bir Ortadoğu ülkesi olduk son yıllarda.

Ortadoğu halkı çok acı çeker ama bir şekilde sanki bu bir marifet, diğer ülkelere bir üstünlükmüş gibi de davranır, konuşur.

Şartlar değişmediği müddetçe sonuçlar da hep aynı olacaktır.

Aikido’da da durum benziyor.

Miles Kessler pek çoğumuzun tanıdığı, bizlere silahlı eğitim konusunda (bukiwaza) büyük emeği geçen, yaşamının 8 yılını Japonya’da geçiren Amerikalı bir aikido ustası. Dünyanın değişik yerlerinde zaman zaman gidip ders verdiği çok sayıda okul var.

Bundan bir süre önce Miles aldığı bir karar ile yerleşik düzene geçti ve İsrail’e yerleşti. Orada kendisine ait bir okul açtı. Ve yaptığı ilk iş Amerika’daki büyük Aikido organizasyonlarında birisine üye oldu ve o yapı içinde çalışmaya başladı.

Miles isteseydi kendi başına ayrı olarak çalışabilirdi. Bilgisi de görgüsü de buna yeterdi. Ama organize olmayan bir toplumun varlığını sürdürmekte zorlanacagını biliyordu ve ilk fırsatta bir oluşum içerisinde yer almayı tercih etti.

Ülkemizde bu işler ise tam tersi oluyor. Bir gurup içerisinde büyüyen, bir yerlere gelen kişi, kendince ilk fırsatta, kendi başına buyruk davranabilceğine ikna oldugu ilk fırsatta içinde yetiştiği guruptan ayrılmayı tercih ediyor. Ve elbette bir süre sonra da başarısızlıkla karşılaşıyor.

Ben bugüne kadar uzun vaadede başarılı olanını görmedim.

Bu daha çok ortadoğu halklarına özgü bir yaklaşım.

Ve bu nedenle de ortadoğu onca zenginliğine, onca büyük tarihine, kültürüne, geçmişine rağmen mutsuz, başarısız, geleceksiz insanların coğrafyası olarak dünyamızda yer alıyor.

Bizler, UNİTED AİKİDO olarak adımıza uygun bir şekilde birlikte, omuz omuza, keyifli derslerde  yaşıyor, çokça ter döküyor, büyüyor, gelişiyor ve karşılığını da mutluluk olarak alıyoruz.

Mutlu olamayanlar zaten kendileri gidiyor.