Mustafa Aygün'den

Ağustos ayının ilk 20 gunu Aikido’nun en hareketsiz dönemine denk gelir her halde.

Çok hızlı geçer Ağustos çünkü arkasından Eylül gelir ve Eylül iş ve okul anlamına gelir. Bu yüzden ben dojo sorumlusu arkadaşlarıma Ağustos’un 20 sinde artık gerek program gerekse tanıtım konularında hazır olmalarını öğütlerim.

Gelenek bozulmuyor.

Benimle sorunu olup benimle baş edemeyenler yine o alışıldık çamur taktiklerine sığınıyorlar. Bu sene de tüm güçleri ile maliye yönünden saldırmaya çalışıyorlar. Bütün Aikido okullarımıza maliyeciiler gidiyor ve sorgulamalar yapıyor. Sanki bu okulların hepsi bana aitmiş gibi. Gönül birlikteliği nedir bilemedikleri için bu zavallı duruma düşüyorlar. Tüm yaşamları ‘tehdit’ ve ‘çıkar’ üzerine kurulduğu için bunu anlamalarını da beklemiyorum.

Benimle gönül bağı olan Aikido okullarına gidip denetim yapan maliyeciler sanki şikayet eden bu başarısız, basiretsiz, zavallı kişilerin tekniğini yükseltecek. Sanki öğrenci sayılarını arttıracak... Çok zavallısınız çook...

Ancak ben bu şikayetlerden memnunum.

Tüm özenimize rağmen zaman zaman ufak tefek eksiklerimiz olabiliyor.

Bu şikayetler sayesinde hem eksiklerimizi görüyoruz ve elbette hemen tamamlıyoruz, hem de bu zavallıları düşündükçe neşeleniyor, gülüyoruz.

Dünyanın pek çok gelişmiş ülkesinde kamu kuruluşları spora buyuk destek verir.

Ülkemizde bu pek öyle olmasa da ben şanslıyım. Yaşamak için yerleştiğim Datça’da gerek belediye başkanımız gerekse de kaymakamımız bana buyuk destek veriyor. Gençlik Spor Muğla il müdürülüğü de katkılarını esirgemiyor. Varlığının nedenini iyi kavramış bu yöneticiler ülkemizin aydınlık yüzünü oluşturuyor. Eğer kabul ederlerse bu sene federasyonumuz ile de bu bölgede verimli aktiviteler düzenlemek arzusundayız.

Geçtiğimiz ay yazımın yayınlanmasından sonra çok olumlu tepkiler aldım.

Pek çok dojo sahibi, ders veren ve şahsen tanışmadığım arkadaşım benimle irtibata geçti. Birleşmek ve birlikte büyümek için çok olumlu görüşmelerimiz oldu.Yakın bir zamanda ülkenin değişik bölgelerinden Aikido okullarının UAO çatısı altında buluştuğunu göreceğiz. Ülkemizde siyasi ortam hep gergin, hep soru işaretidir. Bu nedenle yapmayı planladığımız aktiviteleri ülkenin siyasi ortamından bağımsız düşünmek gerekiyor. Aksi halde bir şey yapamayız.

Bir kaç ay içerisinde uluslararası bir seminer organize etmek istiyoruz.

Bu konudaki girişimlerimizi yaptık, cevap bekliyoruz. Bir japon hoca ile yapmayı planladığımız bu seminer her zaman oldugu gibi yüksek katılımla gerçekleşecektir. UAO olarak yerel düzeydeki başarımızı uluslararası düzeyde de arttırarak sürdüreceğiz.

Bu yazılarımda UAO ya dair bazı konuları paylaşıyorum. Ama paylaşmadığım çok konu da var. Bu gelişmeleri de kendi içimizde mutlulukla yaşıyoruz. Öyle başarılı arkadaşlarım destek veriyor ki bana başarısız olmam olası değil. Ben arkadaşlarımdan çok şey öğreniyorum. Bana büyük katkıları oluyor. Bütün eksikliklerimi tamamlıyor ve kapatıyorlar. Sanırım beni gerçekte başarılı kılan da bu. Umudumuz var geleceğe yönelik. Çok çalıştık ve daha çok da çalışacağız.

Bu nedenle bütün başarılar ve mutluluklar bizim olacaktır.