Mustafa Aygün'den

Mustafa Aygün'den

2013 yılında yavaş yavaş kenara çekilmeye başlamıştım. En azından düşüncem bu yönde idi. Güzel bir köyde bir kaç yıl, kiraladığım yerde bir deneme yaptıktan sonra, ömrümün geri kalanını biraz daha yavaş yaşamak için kendime uygun bir yer alacak, kısmen Aikido ama çokça da dostlarım, hayvanlarım, doğa ve doğanın bir parçası olmaya çalışan ben ile başbaşa kalacaktım.

Kötü insanlar izin vermedi. Ya da kader, kötü insanları kullanarak zamanın henüz gelmediğini, geri dönmemi istedi.

İstanbul merkezli Aikido yaşantım haftanın 7 günü yüksek bir tempo ile yeniden başladı.

Bazen şikayetçi gibi görünsem de aslında çok da şikayetçi değilim. Yaşantım hep böyle olmuştu zaten.

Bu yaşam tarzını ben mi seçtim yoksa yaşam bana başkaca bir seçenek mi tanımadı ondan da emin değilim.

Ama ne olursa olsun işte benim yaşantım böyle bir şey.

Maltepe’de yeni açtığımız okulumuzda 1-2 kişi ile başlayan derslerimizde hocalık yapmak bana keyif veriyor. Sayının artacağını biliyorum. Çocuk gurubumuz 10 kişiye ulaştı bile.

Yeni bir başlangıç, yeni bir mücadele olarak bakıyorum. Profesyonelce bakıldığında Maltepe’de ders vermem hiç de akıllıca değil. Aynı zamanı başka yerde ders vererek geçirsem iyi para da kazanabilirim. Maltepe’de para kazanmak bir yana kiralar, masraflar uzun bir süre geri gelemeyecek gibi.

Ama yeni başlangıçlar bana heyecan veriyor. Yıllar ve yıllar önce, 1989’da Türkiye’de Aikido nerede ise yok olmuşken başlattığım ve bugün belki de Türkiye’de Aikido yapan büyük kitlenin yolunu açtığım o yıllardaki heyecanım bugün de var.

Sizler benim ara ara mızmızlanmama bakmayın, yaşlılıktan o :D

Sevgi ile...