Mustafa Aygün'den

Hiç bir ülke yoktur ki kendi içerisinde bizim kadar çok HAİN yetiştirebilsin. - İsmet İnönü

Bu hep böyle idi ve sanırım daha çok uzun yıllar böyle olacak.

Son 6 ayımda sık sık maliyecilerle görüştüm. Vergi daireleri, denetim birimlerinde ifade verdim.

Benimle zeka olarak, aikido olarak, yürek olarak mücadele edemeyenler hep  sinsi yollara başvurdular.

Bilemediler ki zeka olarak, aikido olarak, yürek olarak onlardan kat be kat güçlüyüm.

Öylesine çok şikayet edildim ki şimdiye kadar...

Tek tek şikayet ettiler...

Yetmedi bir kaç kişi bir araya gelip şikayet ettiler...

Yetmedi Aikido dışından mütefikler bularak toplu şikayet ettiler...

Hiç birisi başarılı olamadı.

Yıllar önce beni o zamanki avrupa aikido federasyonuna şikayet ettiler.

Halbuki o federasyondaki tüm yöneticiler benim arkadaşım, dostumdu. Gülerek bana şikayet mektuplarını gösterdiler...

Beni Japonyadaki Aikikai genel merkezine şikayet ettiler...

Aikikai’de çok antrenman yaptım. Sevenim çoktur. Bir sonuç alamadılar.

Tanıdık gazeteciler vasıtası ile yalan haberler yaptırdılar... Spor genel müdürlüğü müfetişlerine ifade verdim. Sen haklısın hocam dediler...

Geçmişte federasyonda resmi görevler alanlar bana bağlı okullarımı tehdit  ettiler... Mustafa Aygün ile çalışmaya devam ederseniz sınavlardan geçirmeyiz sizi dediler... Geçirmediler de... Ama kimseyi koparamadılar.

Benim yürekli kardeşlerim var.

Benim vefakar öğrencilerim var.

Beni çok tehdit ettiler...

O sosyal medya hesaplarında şarap resimleri paylaşıyor dediler...

O hükümet karşıtı dediler...

Alnı secde görmemiş onun dediler...

Dinazor dediler ☺

Ben yurt dışında seminerler verirken, onlar küçük dünyalarında, küçük hesaplarını yaptılar.

Ben Türk’ün, Türkiye’nin adını çevre ülkelerde altın harflerle yazdırırken onlar kıskançlıktan kudurdular.

Yıllarca ben gazetelerde , televizyonlarda haber olurken, aikidoyu tanıtırken, ilk kez bir uzak doğu sporunu nitelikli bir kitlede sevilir hale getirirken  onlar, bir yandan sayemde okullarına öğrenci kayıt ediyor, diğer yanda kıskançlıktan kuduruyorlardı.

Sizi gidi şaşkın fareler sizi...

Ben çok kişiye para almadan ders verdim.

Ben çok kişiye hem ders verdim hem de para verdim.

Bana  bu çalışmalarımda çok kişi destek verdi... Bazı kişiler çoktan daha çok yardım etti.

Lübnan’da ders verirken ben, avrupada yaşayan bir japon hoca benim yerimi almak istedi... Bir öğrencisi aracılığı ile Lübnan’a haber gönderdi. Ve sonra sordu öğrencisine, ‘ ne oldu lübnan ‘ diye... Sensei dediler Mustafa ile çalışıyormuş onlar dedi öğrencisi... ‘Benim gelmek istediğimi söylemediniz mi onlara ‘ diye sordu Japon hoca... Öğrenciler mahçup; ‘ Söyledik Sensei ‘ dediler... Eklediler ;‘ Mustafa ile çalışmaktan memnunlarmış’ 

Makedonya’da ders verdiğim guruba Japonya’dan bir hoca geldi. Ders verdi. İkinci sene yine geldi... İkinci sene biz de Türkiye’den gittik o japon hocanın olduğu derslere... Bir daha gelmedi o Japon hoca...

Japon Hoca Kumagai benim davetimle  geldi Türkiye’ye 2003 yılında. Türkiyede Aikidonun 20. Yılı idi. 450 kişi katıldı seminere. Japon Hocamın gözleri açıldı. Seneye yanına 6-7 tane daha Japon hoca alarak kendi organizasyonu ile geldi. 20-30 kişilik guruba ders verdi. Lübnan’da benim karşımda olanların daveti ile gitti bana rakip olarak. Arkasından söylenenleri tekrarlamaya utanırım.

Fransa’da yaşayan bir japon hocayı davet ettim. 300 kişiye yakın katıldı seminere. Bu Japon hoca benden izinsiz burada başka aikidocularla bağlantı kurdu. Ertesi sene geldi seminere. İstanbul Halkalıda bir sitenin bodrum katında ders yaptılar 25-30 kişi ile...

Demem o ki siz küçük adamlar, siz bana vız gelirsiniz. Gidin kendi çöplüğünüzde denginiz  farelerle oynayın.

Aklımdayken; yakında batı avrupa ülkelerinde derslerim başlayacak. Sizi davet ederim ama vize alamazsınız...

Geçmiş Cumhuriyet bayramımız Kutlu Olsun. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti.

Sevgilerimle...