Mustafa Aygün'den

Mustafa Aygün'den

İçinde bulunduğun toplum senin de değerlerini ve yerini belirliyor ister istemez.

Sen ne kadar uğraşırsan uğraş uzaktan bakıldığında etrafında, gerçekte seninle hiç bir ilgisi olmayan, kişiler ile sen aynı kefeye konulabiliyorsun.

Türkiye’de Aikikai adına Dan verme yetkisi bulunan 4 kişi var. Bunlardan bir tanesi şimdiye kadar kimseye dan vermedi.

UAO olarak bizler defalarca Aikikai Dan belgesi verdik. Japonya’daki genel merkeze karşı sorumluluklarımızı fazlası ile ve zamanından önce yerine getirerek gerek kendi grubumuz gerekse de Türkiye’nin gurur ve onurunu koruduk.

Ancak ne acıdır ki diğer 2 kişi/organizasyon, yaptıkları uygulamalar ile Aikikai nezdinde ciddi sıkıntı yaratmışlardır.

Yaptıkları sınavlardan topladıkları ücretleri zamanında Aikikai’ye göndermemişler ve böylece hem kendi öğrencilerini zor durumda bırakmışlar hem de uluslararası arenada ülkemizin adını kötüye çıkarmışlardır.

Bu nedenle Aikikai bugüne dek olan önce diplomaları gönderip, sonra ücretini alma metodunu sadece Türkiye için değiştirerek önce parayı gönderin belgeleri sonra gönderelim metoduna geçmiştir.

Bu ülkemiz için utanç verici bir durumdur. Ve bunun sorumlusu da maalesef ülkemizdeki bazı Aikido hocalarının sorumsuz davranışlarıdır.

Yıllardır yüksek bedeller karşılığında haksız yere gerek kendi özel diplomalarını gerekse de Aikikai belgelerini veren bu kişilerin ülkemiz Aikidosuna verdiği zarar devam etmektedir.

Elbette ki bugün sorunlu okullar olarak herkesçe bilinen pek çok kişi ve okul bu hocaların öğrencileridir.

Bu rezilliğin sorumlusu sadece bu kişiler değildir. Bu kişilere bu yetkinin verilmesini sağlayan Japon Hocamız  da en az onlar kadar sorumludur.

Türkiye’de geçirdiği ilk 6 yılda örnek alınacak bir kişi olan Japon Hoca maalesef ilerleyen yaşı ile birlikte bizleri çok fazla üzen davranışların sahibi olmuştur.

Bu konu hakkında gerek Aikikai gerekse de Japon hoca nezdinde itirazlarımızı yapmaktayız.

---

Bu ülkede en kolay şey haddini bilmemek. Yalan söylemek.

Eski bir üyemizin ( adını yazmıyorum çünkü adı geçince bundan gurur duyuyor) gurubumuz kıdemli sempailerinden birisine internet üzerinden saygısız sözleri nedeni ile açılan davada bu kendini bilmez mahküm olmuş, ceza almıştır. Cezası mahkemece ertelenmiştir. Herne kadar aynı metinlerde benim de adım geçiyorsa ve aynı konuda dava açma hakkım olmasına rağmen bu zavallı ile muhatap olmamak adına herhangi bir girişimim olmamıştır.

Daha önce de Aikido camiasında bilinen bir kadınının tarafıma ettiği hakaretler neticesinde açtığım dava sonucunda bu kişi de suçlu bulunmuş ve mahküm olmuştur. Dava şu an yargıtaydadır. En kısa sürede ayrıca maddi manevi tazminat davası açılacaktır.

Yine Aikido hocası oldugunu iddia eden bir kişi durduk yere markasını taklit ettiğimiz iddiası ile bize dava açmıştır.

En son gelen bilirkişi raporunda bu konuda biz haklı görüldük. Büyük ihtimalle mart ayındaki duruşmada mahkeme nihai kararını açıklayacaktır.

Son dönemde yoğun bir reklam kampanyası yürüten bir başka Aikido okulunun başındaki kişi ( ki kendisi yukarıda bahsettiğim Aikikai nezdinde bizleri rezil eden kişinin öğrencisidir.) tanıtım yazılarında 30.000 saatten fazla ders verme tecrübesi olduğunu yazıyor. Çocuğun doğum tarihinden yola çıkarak yaptığımız hesapta, doğduğu gün ders vermeye başlasa ve hayatı boyunca hiç aralıksız her gün 3 saat ders verse ancak bahsettiği ders saatine ulaşabileceğini görüyoruz.

Gülüp geçiyoruz.

Bu ülkede yalan söylemek her zaman işe yarıyor. Çünkü insanlar düşünmeden, yorum yapmadan söylenen her şeye inanıyorlar. Karşılarında Aikido hocası mı var dolandırıcı mı var anlayamıyorlar. Zaman geçiyor ve bir şekli ile dolandırıldıklarını anladıklarında tabi ki iş işten geçmiş oluyor.

Geçenlerde küçük bir çocuk geldi çocuk gurubu deneme dersine. Deneme dersine geliyor ama belinde sarı kemer var. Nasıl aldın dedim. Yukarıda bahsettiğim Aikido hocalarından birinin okulunda deneme dersine katılmış, ilk denemeden sonra çıkışta hoca, sen çok yeteneklisin sana hemen sarı kuşak veriyorum deyip vermiş kuşağı.

Böyle rezillikler yaşanıyor bu ülkede.

Ama elbette devran dönecek, devir değişecek ve günü gelince bunların hesabı yasal uygulamalar çerçevesinde Aikido sanatına gönül vermiş, emek vermiş gerçek hocalar tarafından sorulacaktır.

‘’Karanlığın en yoğun anı, aydınlığa en yakın olduğumuz andır.’’

Sevgilerimle