Mustafa Aygün'den

Eylül ayına geldik. Japoncada ayların bizde oldugu gibi ayrı ayrı bir ismi yok. 1. Ay, 2. Ay, 3. Ay diye gidiyor.

Bir defasında japon bir hanıma sordum; ‘Eylül üzerine yazılmış nice şarkı, söylenmiş nice romantik söz var. Siz 9.Ay derken bu duyguyu yaşayamıyorsunuz, bu sizi üzmüyor mu ?’

Kadın yüzüme baktı ve ‘ yoo biz 9. Ay derken bize de çok romantik geliyor’ dedi.

Datça’ya yerleşeli bu ay tam 1 yıl oldu. 1 yılımı doldurdum Datça’da. Mutlu ve huzurluyum.

Aikido anlamında da bir zorluk yaşamadık. Hem burada Datça’da hem de diğer şehir ve ülkelerdeki çalışmalarımız aynen devam etti.

Bu ülkede zaten hiç bir şey değişmiyor. Sürekli bir ‘dejavü’ hali var.

Aikido pek çok kişi için profesyonel bir meslek oldu. Geçimini aikido dersleri vererek sağlayan pek çok hoca var. Aralarında başarılı olanlar da başarısız olanlar da var. Bu çok doğal. Ancak doğal olmayan yaklaşımlar da var.

İstanbul’da bir kadın hoca sürekli öğrencilerine bağırıp çağırıp, korkutarak, sindirerek yanında tutmaya çalışıyor.

‘Benim okulumu bırakan birisinin Türkiyede başka bir okulda aikido çalışmasına izin vermem’ diyor.

Antalya’da ders veren başka bir hoca ‘ benim üstünü çizdiğim adamın aikido hayatı biter’ diyor.

Bir başka lüzümsüz hoca da öğrencilerine ‘Mustafa Aygün’ün öğrencisini sınavda 1.5 saaat süründürdük’ diyormuş .

Dünyaca ! meşhur bir hoca da benim Fransada bir seminerde yaptıgım gösteri için ‘Türk aikidosunu rezil etti, hemen fırladım ortaya bir şeyler yaptım da durumu kurtardım’ anlamına gelecek şeyler derdi eskiden...

Bunun gibi bir sürü palavra dolanıyor ortada.

Ne yapsınlar garibanlar, Aikido’daki yetersizliklerini bu tarz söylem ve davranışlarla örtmeye, gizlemeye çalışıyorlar.

Zorla hiç kimse öğrencilerini yanında tutamaz. Yalan söyleyerek, tehdit ederek ancak bazı saf arkadaşları yanınızda tutabilirsiniz. Onlar da ilk fırsatta sizi terk edeceklerdir.

Aikido’nun kıyafeti bellidir. Alt-üst beyaz elbise ve eger siyah kemer iseniz bunların üzerinde de bol paça pantalonu andıran lacivert veya siyah renkli hakama. Bukadar. Bunun dışındaki her kıyafet yanlıştır. Kişi kendinde teknik anlamda gerçekleştiremediği farklılığı, hoca olarak sağlayamadığı saygınlığı bunlarla sağlamaya çalışıyor.

Bunlar yanlıştır.

Hep söylediğim bir şeyi yeniden tekrarlayacağım. Lütfen hoca olarak seçtiğiniz kişinin Dan derecesine çok fazla takılmayın. Önemli olan kaçıncı Dan’da olduğu değil, o Dan’ı kimden ve nasıl aldıgıdır.

Ülkemizde ciddi olarak Aikido çalışan ve çalıştıran hocalar da var. UAO içerisinde ve dışında bu hocalardan var. Dilerim Aikido dünyamızda soytarılar yerine bu arkadaşların sayısı artar.

Geçenlerde UAO genel koordinatörümüz bana UAO içerisinde bu ay itibarı ile aktif aikidocu sayısını bildirdi. Son derece mutluluk verici bir sayıya ulaştık. ( Burada belirtmiyeyim de soytarıların uykusu kaçmasın )

Bu sene bu sayıyı daha da arttıracagız. Çünkü yalnızca ben değil, UAO içerisindeki butun ders veren, dojo yöneten arkadaşlarım canla başla çalışmakta, her birisi kendi dojosunda harikalar yaratmaktadır.

Bütün dojo sorumlusu arkadaşlarımla birlikte, idari konularda da bize destek sağlayan Serdar Şimşek yükümüzü çok hafifletti. Kendisine teşekkür ederim. 

Mutlu anlarımızın yanı sıra elbette bu kadar büyük bir toplulukta bizleri üzen gelişmeler de olmaktadır.

Sağlık sorunu yaşayan arkadaşlarımız, yakınlarını kaybeden arkadaşlarımız... hepsi ile kalbimiz birlikte atıyor...

Ülkemiz ciddi bir ekonomik krizin tam da ortasında. Öyle çok da çabuk geçecek gibi değil. Umarım hem ülkemiz, vatandaşlarımız, hem de Aikido ailemiz bu krizi en az hasarla atlatır.

Ekim ayında Ankara okulumuzu ziyaret etmek istiyorum. Ekim ayının sonuna doğru ise büyük bir buluşmaya tanık olacağız hep birlikte.

Büyük ihtimalle yine Datça’da yapacagımız bu seminerimiz UAO üyelerine olduğu gibi, iradesini soytarılara kaptırmamış tüm saygın aikidoculara da açıktır.

Saygı bir erdemdir. Herkeste olmuyor maalesef.

Güzel günler göreceğiz çocuklar, güneşli günler göreceğiz…
Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar, ışıklı maviliklere süreceğiz…

Büyük Usta Nazım Hikmet ile selamlıyorum hepinizi...