Mustafa Aygün'den

DECEMBER 2018

2018... another year flies by.

At times like these we cannot but look back and ponder. What were our plans? Which ones came true? What did we expect? Now, what have we got?

From the Aikido perspective, past year was not so much of a bumpy road.

Our dojos in Turkey continued their training, on track with their standard practice, without compromising quality, never losing their grasp on the warrior spirit. In Datça (Muğla) we had 2 workshops. We had great time together.

We visited Macedonia and Kosovo and we were many. We practiced with our brothers and sisters in both countries, hand in hand, shoulder to shoulder.

It was September 2017 when we visited our dojo in Vienna. We are happy to see it flourish. Now registered officially, our dojo in Vienna gives us a larger footprint in  Europe.

We revisited and replenished our bonds with the Lebanese AikiBudo Organization in Lebanon. In the meeting we had in Beirut, we laid the groundwork for solid cooperation in almost all aspects.

...and we will organize further events in Lebanon, as well as in neighboring countries.

2019 is going to be a vigorous year, one can tell.

In January 2018 we went to the UK -very first step towards the 'UAO London' dojo. We are going back to London this month (December 2018) for more tangible results.

Then our friends in Germany, Sweden... they have also initiated the process that will hopefully lead to the establishment of UAO dojos in these two countries. But let's wait and see how it turns out. Then I can have have more to share about Germany and Sweden.

United Aikido Organisation that I lead (U.A.O.) is an international, cooperative and growing body. Each and every dojo under U.A.O. preactices Aikido with the same spirit and mindset. We keep practising to improve ourselves, in good faith, without tiring.

Such an organization would not have stood a chance if it was up to me only. That is for sure. I am not alone in this initiative but working together with my friends, dojo chos, who are also shouldering alot of both the technical and administrative burden. Our effort to improve ourselves is incessant. ...and we practice never losing sight of the Aikido tradition, the traditional values but also keeping track of technological advancements. All in all, technology today, has become a cannot-do-without.

However, an Aikido school or such an organizational construct requires more than just technological capacity to sustain itself and survive. Also, it has to survive and achieve economically.

Training and money, in this regard, is not an awkward couple, not at all. Although ‘giving’ for training is a natural process there are still people who are a bit critical of such transaction, and it is really hard to grasp. Our dojos need to survive and they need finances to stay afloat. Our organization needs it, too -to survive. There has always been barter in the history of martial arts, a worth of training these arts. This worth -price if you will- can be paid in a variety of currencies; money, sometimes, sweat of our brows or something else. But it has always been that way. Always with a worth. In modern times, money replaces all as the most practical, suitable currency.

Our organization will flourish thanks to the joint effort and contributions of our dojos and aikidoka.

We, all U.A.O. trainers and aikidoka, we are doing something praiseworthy. We are doing good, and what we do is well-respected by Aikido afficionados, by masses, who are interested in the Art of Peace. There is no doubt that there will always be those -as there were in the past- who will try to stop us, backtalk, and those who just live off without creating or breaking a sweat. But we learn from all that criticism, even slander and attacks -and position ourselves accordingly. ...and we respect and embrace anything and all fortune brings to us -the good and the bad- as an offering of our karma.

2019... another path to be on in a world of love and peace and with a lot of beautiful, great people!

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

2018 Yılının sonuna geldik...

Böyle zamanlarda ister istemez bitmekte olan senenin muhasebesini yapıyoruz. Neler yapmak istedik, neleri yapabildik.  Beklentilerimiz ne idi, neler oldu.

2018 yılında Aikido adına pek de inişli çıkışlı olmayan bir yıl geçirdik.

Türkiye’deki okullarımız standart bir program çerçevesinde, kaliteden ödün vermeden, savaşçı ruhu yitirmeden dersleri devam ettirdi. Muğla Datça’da 2 defa çalıştay düzenledik. Birlikte güzel anlar yaşadık.

Makedonya’ya ve Kosova’ya ziyaretler yaptık kalabalık guruplar halinde. Her iki ülkedeki Aikidocu kardeşlerimizle çalıştık, birbirimize destek verdik.

 

 

2017 yılı Eylül ayında ziyaret ettiğimiz Viyana’daki okulumuzun gösterdiği gelişim bizleri mutlu etti. Resmi olarak tescili yapılan bu okulumuz gelişmiş avrupa ülkelerindeki ilk okulumuz oldu.

Lübnan’da Lübnan AikiBudo organizasyonu ile bağlarımızı yeniden tesis ettik. Beyrut’ta yaptığımız toplantıda hemen her konuda iyi bir işbirliği oluşturduk. 

Lübnan çevre ülkelerinde de çalışmalar organize edeceğiz.

 

2019 yılı bu ülkede çok hareketli geçecek gibi.

2018 yılının Ocak ayında İngiltere- Londra’da UAO bünyesinde bir Aikido okulu oluşturmak için ilk ziyaretimizi yaptık. Bu ay içerisinde ( Aralık 2018 ) yeniden Londraya gidip somut adımlar atacağız.

Almanya ve İsveç’te arkadaşlarımız girişimlerde bulundular Aikido okulu açmak için.  Henüz somut bir sonuca ulaşmadığı için şimdilik daha fazla bilgi veremiyorum.

Başında bulunduğum United Aikido Organisation ( U.A.O. ) uluslararası bir işbirliği ile ortaya çıkan, gelişen, büyüyen bir kuruluş. Bu kuruluş içerisindeki her Aikido Okulu aynı ruh ve anlayış ile Aikido çalışmaktadır. Kendimizi geliştirmek için iyi niyetli ve kararlı çalışmalarımıza hiç ara vermiyoruz.

Elbette böyle bir organizasyon sadece benim gösterdiğim çaba ile bu durumlara gelemezdi. Başta Dojo sorumlusu ( dojo cho ) arkadaşlarım olmak üzere hem teknik hem de idari konularda çalışan çok arkadaşım var. Kendimizi geliştirmek için sürekli bir çalışma içerisindeyiz. Geleneksel Aikido değerlerinden uzaklaşmadan ama teknolojik gelişmelerden de uzak kalmadan çalışmaları sürdürüyoruz. Özellikle iletişim için teknolojik gelişmeleri kullanmak olmazsa olmaz bir duruma geldi.

Bir Aikido okulu veya organizasyonunun varlığını sürdürmesi sadece teknik kapasite ile olmuyor. Bunun yanı sıra mutlaka ekonomik olarak da ayakta durması, başarılı olması gerekiyor. 

Aikido eğitimi karşılığında para alınması çok doğal bir şeydir. Zaman zaman eğitimin para karşılığında verilmesini eleştiren kişiler oluyor. Bunu anlamak gerçekten çok güç. Aikido okullarımızın varlığını sürdürebilmesi için para kazanması gerekiyor. Kuruluşumuzun ayakta kalması için para kazanması gerekiyor.  Savaş sanatları tarihinde eğitim için her zaman bir bedel ödenmiştir. Bu bedel kimi zaman para, kimi zaman emek kimi zaman da başka bir şey olmuştur. Ama hiç bir zaman bedelsiz olmamıştır. Çağdaş dünyada bugün artık bedel ödemenin en pratik yolu okullarımıza ödenen eğitim bedelleridir.

Bütün okullarımız ve üyelerimizin ortak katkısı ile organizasyonumuz güçlenecektir.

Bizler, UAO’nun tüm eğitmenleri ve üyeleri olarak iyi bir şeyler yapıyoruz. Doğru bir şeyler yapıyoruz. Yaptıklarımız, Aikido sanatına ilgi duyan kitleler tarafında ilgi ve saygı ile karşılanmaktadır. Elbette her zaman oldugu ve gelecekte de olacağı gibi bizleri engellemeye çalışanlar, hakkımızda kötü konuşanlar, hiç bir şey üretmeden, emek harcamadan yaşayan insanlar da vardır. Zaman zaman yapılan eleştiri, hakaret ve saldırılardan da gerektiğinde ders çıkarıyor ve düzenimizi ona göre kuruyoruz. Ve olumlu olumsuz her şeyi karmamızın bir gereği olarak görüp, saygı ile selamlıyoruz.

2019 yılında, sevgi ve barış dolu bir dünyada, güzel insanlarla birlikte yürüyecek çok yolumuz var.